Reklamcılıkta hedef kitleler hakkında hiç bir zaman hüküm vermemeliyiz. Bu alanda asla kişisel yorumlara ve tahminlere yer yoktur, sadece ve sadece rakamlar vardır! Rakamlar navigasyon gibidir, gösterdiği rotaya gitmek zorundasınız aksi takdirde yoldan çıkarsınız. Reklamcılıkta ölçülemeyen ve analiz edilemeyen datalar felakete götürür. Yaptığınız reklam harcamasının en basitinden ROI oranını dahi bilmiyor ve müşteri başına etkileşimin size neye mal olduğu, bir müşteri edinmenin reklam maliyetinin neye mal olduğunu rakamlar üzerinden okumuyor (ya da okuyamıyorsanız) muhtemelen paranızı sokağa savuruyorsunuz demektir. Bunun haricinde okumanız gereken birden fazla metrik bulunuyor.

Günümüzde ‘’reklamcılık’’ diye bir kavram yoktur. Sadece ‘’bilimsel reklamcılık’’ vardır ve geri kalan her şey anlamsız denemelerden ve israftan başka bir şey değildir. Maalesef çoğu dinazor reklamcılık ajansı işletmelerin paralarını şuursuzca sokağa saçmaktadır çünkü içgüdülerine dayanarak reklamlar oluşturmakta ve rakamları okumayı bilmemektedir. Ölçülemeyen datalar çöpten başka bir şey ifade etmez. Gördüğüm yüzlerce projenin hiç bir şansı olmadığını başından analiz ettim. Maalesef kendini reklam ajansı olarak isimlendiren bir çok ajansın çalışmalarını analiz ettiğimde tamamına yakını coğunluk üzerinde yargıya varmak gibi ölümcül bir hatanın içine düşmüşlerdi. 1 TL’ye alınacak olan data için 90 TL harcayan bu ajanslar ve sözüm ona reklam uzmanları maalesef işletmelerin reklam bütçelerini şuursuzca harcıyor.

Bilimsel reklamcılar ise işletmelerin reklam bütçelerini kendi bütçeleri imiş gibi sineğin yağını sıkarcasına en efektif şekilde kullanır ve aldığı datayı en uygun maliyetle alır. Masa başında oturup jargon kelimeler kullanmanın matah olduğunu düşünen entel reklamcıların ve bunları besleyen ajansların oturdukları yerden bir ev kadınının gereksinimi konusunda karar vermesinden daha saçma bir şey yoktur. Her konuda olduğu gibi, reklamcılıkta da her şeyi kamuoyunun yargısına sunmalıyız. Test yapmalıyız. Rakamları okumalıyız. Yalnızca dinazorlar, inatçılar ve kalın kafalılar kişisel görüşlerle hareket ederler. Sektörününü domine edenler ise datalara ve rakamlara aşıktır.

İşletmeler için önemli uyarı; reklam bütçenizin masa başında oturan bir işgüzar reklamcı tarafından çarçur edilmediğinden emin olmak istiyorsanız ona doğru soruları sormalı ve yapmış olduğu testlerden almış olduğu dataların ne ifade ettiğinden bahsetmesini istemelisiniz. Sizler işletme sahibi olarak bu sorgulamaları yaptıktan sonra ‘’Doğal Seçilim’’ üzerine düşen görevini yapacak ve tüm bu kaynak israfı reklam ajansları tarihten silinecektir.

Tıpkı 66 milyon yıl önce Dinazorların tarihten silindiği gibi!

NOT: David Ogilvy, George Gribbin,Rosser Reeves gibi Dünyanın en ünlü reklamcıların hocası konumunda olan ve Reklamcılığın Atası olarak adlandırılan Claude Hopkins’in bundan tam 97 yıl önce yazmış olduğu ve reklamcılığı şekillendiren eşsiz yapıtı Bilimsel Reklamcılık Kitabında bu kavram çok daha detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Üzerinden neredeyse 1 asır geçmiş olmasına rağmen hala güncelliğini koruyan bu kavramları hala daha ülkemizdeki reklam ajanslarının algılayamamış olması gerçekten çok üzücü.


Leave a Reply

Your email address will not be published.