Bu başlığın tuhaf bir hikayesi var. Birazdan hikayesinden bahsedeceğim ancak biraz geriye gidip Eski Türk filmlerindeki bir sahneye dönmek istiyorum. Sürekli gördüğümüz bir sahnedir, kızı isteyen damada ithafen sorulur; Evladımız ne iş yapıyor…

Mimar, Mühendis, Doktor, Avukat vs dendi mi kayın babanın bir hoşuna gider bu durum. Kahvelerden memnuniyetle bir fırt çekilir… Peki günümüzde bu senaryo neye evrildi ?

Aslında mevzu derin ve uzun. O nedenle kısa keseceğim ve güncel senaryoyu sizin ile paylaşacağım. Artık işini laptop’una sığdıran ve herhangi bir mekana bağlı kalmadan işini evinden yapan Dijital Göçebeler, Mimarlardan, Mühendislerden ve hatta Doktorlardan daha fazla para kazanıyor. Benim bu durumun farkına varmam biraz tuhaf bir hikaye ile gerçekleşti ve radikal bir karar almamı sağladı. O kararla beraber hayatımdaki radikal değişikliklerde hızla artmaya devam etti.

Hazırlık senem ile beraber 5 yıllık üniversite hayatımı + 2 yıllık yüksek lisans süreci ile devam ettirdim ve 7 yılımı Yüksek Mimar olmak uğruna harcadım.‘Harcamak’‘ burada kullanılması son derece yerinde olan bir kelime çünkü bu benim için bir ”yatırım” dan ziyade verimsiz bir ”harcama” oldu. Peki neden bu 7 yıl için Harcama diyorum? Cevabı çok net…

Çünkü bu 7 yılın bana (ve aslında bize) getirisi, yıllardır yarış atı gibi dershanelerden dershanelere koşturan ailelerimizin, devletimizin ya da toplumuzun söylediği gibi olmadı. Mesleğimi sevsem de para kazanmayı sanırım daha fazla seviyordum. (Tıpkı bunu söylemekten çekinen diğer herkes gibi 🙂

Yıllardır bir kulvarı kan ter içinde koşan yarış atı olarak bu 7 yılın karşılığında aldığım şey bir adet Sünger Bob kupası oldu. ( Hiç bir işe yaramayan ve üzerinde Diploma yazan kağıt parçasına Sünger Bob Kupası adını vermiştim.)

Kısacası asgari ücret ile çalışmak isteyen ama iş bulamayan Mimarlar ordusunun bir parçası olduk. 7 yılımı ve bu 7 yılda harcamış olduğum onca harcamayı düşününce bu yaptığım şeyin tüm mal varlığımı satarak tek bir piyango biletine yatırmak kadar mantık dışı olduğunu fark ettim. Riskli bir kumar oynadım ve bu kumarın sonuçlarını çekiyordum. 7 yılımı çalan çok pahalı bir hobi edindim.

Daha sonra hayatımı değiştiren bir an geldi çattı. Bu mailin başlığının yazılı olduğu bir video izledim ve hayatım o noktada tamamen değişti. Videonun başlığı; ”Google Adwords Danışmanlığıyla Gelirini 10000₺ Üstüne Çıkar” idi.

Başlık ilgimi çekmişti ancak o sıralarda Google nedir , Danışmanlık nedir zerre bilmezdim. Muhtemelen kötü niyetli ve bizden bir şeyler aşırmaya çalışan internet korsanlarının bir tuzağı olduğunu düşündüm. Hiç bulaşmamak lazım demiştim.

O gün 10 saatimi verdiğim iş yerimde bitiremediğim çizimlerime evde devam ediyordum ve iş yerinden eve taşıdığım iş ile saat gece 03.00 ü bulmuştu. Uyumam ve tekrar işe gitmem için kala kala 4,5 saatim kalmıştı. Ama o başlığın verdiği heyecan ve doğru olma ihtimali beni uyutmadı. Başlığın gerçek olabilme ihtimali var mı acaba diye saatlerce düşündüm. Uyumaya çalışırken zihnimde laf lafı açtı ve sürekli böyle bir şey mümkün olsaydı nasıl olurdu? şeklinde düşünüp durdum. Evden çalışarak 10.000₺ kazanmak. Bir mimar olarak 2.500 ₺ kazandığım bu sıralarda benim için inanılmaz bir hayaldi.

Bu başlık virüs gibi içimde yayıldıkça yayıldı ve en son Meslektaşlarımın işsizlikten kırıldığı ve iş bulamadıkları için bambaşka alanlarda yok pahasına çalıştığı bir periyotta benim kamu kuruluşundaki kadrolu ve hafta sonlarımın tatil olduğu işten istifa etmemi sağladı. Gel zaman git zaman bir çok online platformda tutunmaya çalıştım. Amazon FBA’den, Dropshippinge, Affiliate’den , Online Ticket’a kadar bir çok alanda denemelerde bulundum.Bir çoğunda çuvalladım. Günün sonunda doğru yerde doğru konumda konumlandım ve danışmanlık ”sistemlerinin” nasıl kurgulandığını yurt dışından ciddi paralar vererek edindiğim kurslar sayesinde öğrenip uygulamaya başladım. Google Ads’den hiç bir zaman 10.000 ₺ para kazanmadım. Ancak SİSTEM kurmayı öğrendim ve bu sistemler içerisinde Google Ads’i Amaç değil, Araç olarak kullanarak aylık gelir çıtasını 3,5-4 kat çıkararak 35-40 bin bandına yükselttim. Başlangıçta kurduğum 10.000₺ lik hayal bana ne kadar dar bir vizyon içinde yaşadığımı hatırlattı. Bu noktadan sonra kendime sürekli vizyon yüklemesi yaptım. Yükleme yaptıkça gelirim paralel olarak arttı.

Kendime Yüksek Mimar ünvanını almak için 7 yıl yarış atı gibi kan ter içinde koşturmuştum ve bu 7 yılın sonunda bir kurum bana bu ünvanı verdi. Ancak ben kendime Dijital Sistemler Danışmanı ünvanını daha çok yakıştırıyordum. Üstelik bu ünvanı almak için 7 yıl beklememe ve hiç kimsenin onayını almaya ihtiyacım yoktu. Kendi kendimi rozetliyorum hepsi bu 🙂

ANCAK BAZI ŞEYLER HİÇ DEĞİŞMİYOR…

….Hayali bir senaryo

Kızı almama ramak kalmıştı ve tuzlu kahvemden bir fırt alıp etrafa gülücükler saçıyordum ki o an yöneltilen ani bir soruyla far’a tutulmuş tavşan gibi kalakaldım;

”EVLADIMIZ NE İŞ YAPIYOR BAKALIM”

Ben dedim, Dijital Sistemler Danışmanıyım

Kayın Baba: Tam olarak ne oluyor o ?

-Girişimcilerin internet ortamından işleyen sistemler kurup büyütmelerine yardımcı oluyorum.

Kayın Baba: Sessizlik…. (Tam 4 saniyelik derin boşluk anları. 4 Saniyenin 4 saniyeye tekabül etmediği ve zamanın durduğu diyar, adeta bir karadelik)

Kayın Baba: Füüüppp ( Kayın baba kahveden bir fırt aldı)

Kayın Baba: Bir Sessizlik Daha….(4 saniye)

Kayın Baba: Olsun… 🙁

Kayın Baba: Bizim kız Mimar filan dediydi ama …?

O ana kadar aldığınız diplomanın bir işe yaramayan kağıt parçası olduğuna inanıyordunuz ancak o an diplomayı bu tür konularda kalkan olarak kullanmanın çok mantıklı ve makul olduğuna karar verdiniz. Nihayetinde kuşak farkına bir konuyu anlatabilme yetkinliği kazanmak çok ama çok zor diye düşündünüz.. Dolayısıyla zamandan ve enerjiden kazanmak için bazen kaçak dövüşmeniz gerekir. Siz o anda Mimarım diyerek geçmeliydiniz. O gün yaşadığınız deneyimden sonra ne iş yaptığını soran 40 yaş üstüne Mimarım diyorsunuz. İşler nasıl deyince kötü diyorsunuz. Nedense daha çok seviliyorsunuz. Eski köye yeni adet getirmediğiniz için kucaklanıyorsunuz. Onlardan biri olduğunuz için seviliyorsunuz. Onların etrafında çok kazanmak ve sistem dışı gözükmek rahatsız edici karşılanıyor.

Özet olarak kendi maceramdan çıkarabileceğinizi düşündüğüm 5 önemli not;

1. Ailenize, Topluma ya da Devlet’e saygı duy. Ancak geleceği öngörebiliyorsanız tüm bunların seni yanlış yola yönlendirmesine izin verme.

2. Üniversitede Para Kazanmayı öğretmediklerini unutma. Para kazanmak amacı ile üniversiteye yatırım yapmanın piyango biletine yapmış olduğun yatırımla eşdeğer olduğunu hatırla.

3. Yanlış yolda olduğunu anladığında ne kadar yolun derinliklerine girdiğine bakmadan o yoldan geri dönme cesaretini göster. Üniversite hayatıma 7 yıl, İş hayatına 4 yıl verdim artık bu yoldan dönmek saflık olur düşüncesinden arın.

4.Araçlarla bir şekildepara kazanabileceğini, ancak Sistemler ile servet sahibi olabileceğini unutma. Araçları kullanarak SİSTEMLER oluşturmayı öğren.

5. Ünvanlara önem verme ve ünvan için hiç bir kurum ya da kuruluşun onayına muhtaç kalma. Yetkin olduğunuza inanıyorsanız olmak istediğiniz kişiye yakışan bir ünvan seçin ve kendinizi o konuda geliştirin.

(Sistemler ve bu sistemler içinde kullanacağınız araçlar ile ilgili kendinizi geliştirmek isterseniz sistem kurma stratejilerinin kullanmanız gereken araçlara dair stratejilerin paylaşıldığı facebook grubumuza ücretsiz bir şekilde katılım sağlayabilirsiniz.

Facebook grubu: https://www.facebook.com/groups/denizduman/
Youtube Sayfası; http://bit.ly/2H7bs9a


Leave a Reply

Your email address will not be published.